Moda Tasarım Çizimleri: Yeni Başlayanlar İçin Elbise Çizme Teknikleri


O Kağıttaki Elbise Canlanacak! Moda Çizimine Başlamanın En Basit Sırları
“Moda” kelimesini duyduğumuzda aklımıza ne geliyor? Işıltılı podyumlar, harika kumaşlar, dergilerde gördüğümüz o “ulaşılmaz” görünen kıyafetler… Ve tabii ki, o kıyafetleri hayal eden tasarımcılar! Bir tasarımcıyı düşünürken, hep elimizde kalem, önünde kağıt, harika bir elbise çizen birini hayal ederiz, değil mi? İşte o yaptıkları işe moda tasarım çizimleri (veya “illüstrasyon”) denir. “Aman, bu iş beni aşar!” dediğini duyar gibiyim. “Daha geçen gün en güzel resim çizme yazısını okudum, zorla bir bardak çizdim. Sonra kolay araba çizimi yazısını okudum, kutudan araba yaptım. Ama İNSAN çizmek? Hem de ELBİSE giydirmek? İmkansız!” Dur! Sana bir sır vereyim mi? Moda çizimi yapmak, normal bir insan portresi çizmekten MİLYON kat daha kolaydır. Neden mi? Çünkü biz “gerçek” bir insan çizmeyeceğiz! Biz bir “elbise askısı” çizeceğiz. Bana göre, moda çizimi “resim” değil, bir “fikir” anlatma sanatıdır. Aklındaki o harika elbise fikrini, karşındakine “Bak, böyle bir şey hayal ettim” demenin en havalı yoludur. Bu yazıda, o korkunç “insan figürü” fobimizi yeneceğiz. O “çöp adam”ı alıp, üzerine nasıl “havalı” bir elbise giydireceğimizi, en basit hilelerle anlatacağım.
Moda Çizimi Neden Normal Resimden Farklı (ve Daha Kolay)?
Normal resimde amaç nedir? Gördüğün şeyi “aynı şekilde” çizmektir. Burnun gölgesi, gözün ışığı… Çok zordur. Moda çiziminde ise amaç bambaşkadır. Bence moda çiziminde “yıldız” olan şey, manken (figür) değil, onun üstündeki “elbise”dir. Mankenin yüzü, elleri, ayakları… Hiçbir önemi yoktur! Hatta çoğu profesyonel çizer, yüzü ve elleri çizmez bile. Sadece bir silüet (gölge) çizer. Çünkü biz bir “elbise askısı” çiziyoruz. Amacımız o askının ne kadar güzel olduğu değil, askıya astığımız elbisenin ne kadar “havalı” durduğu. Bu da işimizi çok kolaylaştırıyor.
O Uzun Bacaklı Manken Figürü (“Croquis”) Nasıl Çizilir?
Bu işin ilk adımı, o “elbise askısını” çizmektir. Buna sektörde “Croquis” (Kroki diye okunur) derler. Bu figürler, gerçek insanlara benzemez. Aşırı uzun bacaklı, küçücük kafalıdırlar. Neden? Çünkü elbise, uzun bacakta daha “dökümlü” ve “havalı” durur!


Profesyonel Kural: “9 Kafa” Yöntemi (Ama Korkutucu!)
Moda okullarında ilk bunu öğretirler. Bir figürün boyu, kendi kafasının 9 katıdır derler.
Bir daire (kafa) çiz.
Altına 8 tane daha kafa boyu kadar çizgi çek.
Omuzlar şuraya, bel buraya, kalça şuraya… Ben olsam ne yaparım? Bırakın 9 kafayı! Bu çok sıkıcı ve teknik. Biz “hızlı” ve “havalı” olanı yapacağız.
İşte Benim “Sihirli Askı” Yöntemim (5 Adımda Figür Çiz!)
Amacımız “havalı” bir duruş yakalamak. Tıpkı o podyumdaki mankenler gibi.
Adım 1: Hareket Çizgisi (Omuz ve Kalça):
Kağıda hafifçe “eğik” bir omuz çizgisi çizin (
/).Onun biraz altına, tam ters yöne eğik bir kalça çizgisi çizin (
\). (Buna “Kontraposto” denir, havalı duruşun sırrıdır).
Adım 2: Kafa ve Gövde:
Omuz çizgisinin üstüne bir “yumurta” (kafa) oturtun.
Omuz ve kalça çizgisini, iki yanından “bel” çizgisiyle birleştirin. (Kum saati gibi).
Adım 3: Bacaklar! (İstediğin Kadar UZUN Yap!)
İşte eğlenceli kısım. Kalça çizgisinden aşağıya, kağıdın sonuna kadar “iki uzun çizgi” indirin. Bırakın, gerçek dışı olsun! Ne kadar uzunsa, etek o kadar havalı durur.
Uçlarına birer “üçgen” çizin (topuklu ayakkabı).
Adım 4: Kollar (Çok Önemli Değil):
Omuzlardan aşağıya iki çizgi indirin. Dirsekler, “bel” hizasına gelmeli.
Adım 5: Sil ve Temizle:
O omuz ve kalça çizgilerini silin. Elinizde artık “hareket eden” bir figür var.
Tebrikler! Mükemmel bir elbise askısı (Croquis) çizdiniz. Artık o sıkıcı çöp adam yok.
Geldik Asıl Meseleye: O Askıya Elbise Giydirmek!
İşte moda tasarım çizimleri işinin “kalbi” burasıdır.
En Büyük Hata: Elbiseyi Vücuda “Dövme” Gibi Yapıştırmak!
Acemilerin hepsi bunu yapar. O çizdiği figürün üstünü, tenini boyar gibi boyar. Ama kıyafetler “vücut boyası” değildir, değil mi? Onların bir “kalınlığı”, bir “ağırlığı” vardır. Vücudun etrafında “dönerler”. Altın Kural: Elbiseyi, figürün “üstüne” değil, “etrafına” çizin. Yani, omuz çizgisi içeride kalmalı, elbisenin omzu onun dışında olmalı. Bel çizgisi içeride kalmalı, kemer onun dışında olmalı.


Kumaşı “Canlı” Göstermenin Sırları (Döküm ve Kırışıklık)
Bir elbiseyi “gerçekçi” gösteren şey, kumaşın hareketidir. Kumaş düz bir kağıt gibi durmaz. Katlanır, kırışır, dökülür.
Hile 1: Kırışıklığın Babası “Zigzag”lar
Kumaş nerede “sıkışır”? Dirseklerin içinde, belde (kemerin üstünde), dizlerin arkasında… İşte bu sıkışan yerlere, “korkak” değil, “cesur” zigzag çizgiler (VVV veya <<<) atın. O elbise anında “katlanmış” ve “gerçek” görünecek.
Hile 2: Dökümlü Etekler İçin “S” Harfi
Uçuşan, dökümlü, şifon bir etek mi çizmek istiyorsun? Düz bir çizgi çizme. “S” harfini yan yatırıp (~) dalgalı çizgilerle eteğin ucunu bitir. Sonra o dalgalı uçlardan bele doğru “kavisli” çizgiler çek. O etek anında “dökümlü” hale gelir.
Hile 3: Ağırlık Hissi Ver (Nokta ve Çizgi)
Kumaş, yer çekimi yüzünden aşağı sarkar. Kumaşın sarktığı yerlerde (mesela belden dökülen bir pantolon) çizgiler birbirine “yakın” olsun. Kumaşın “gerildiği” yerlerde (mesela kalçanın üstü) çizgiler “uzak” olsun. Bu, o kumaşa anında bir “ağırlık” hissi verir.
“Ben Desen Çizemem!” Diyenlere Hileli Yollar
“Tamam elbiseyi çizdim de, üstündeki o ‘çiçek desenini’, ‘ekose’yi nasıl çizeceğim?” Çizmeyeceksin! Sadece “hissini” vereceğiz.
1. Kot (Denim) Nasıl Çizilir?
Ben olsam asla kotun o “ip ip” dokusunu çizmeye çalışmam.
Pantolonu maviye boyarım.
Sonra, sadece “dikiş yerlerini” (paça, cep kenarı, yan dikiş) turuncu veya sarı bir kalemle “çift çizgi” halinde çizerim.
Bitti! O artık %100 bir kot pantolon.
2. Triko / Kazak Nasıl Çizilir?
Elbiseyi çizersin.
Renklendirirken, içine “V V V V” şeklinde küçük “örgü” işaretleri atarsın.
Ya da sadece “kalın” bir yaka çizersin. Beynimiz onu hemen “kazak” olarak algılar.
3. Tül / Transparan Kumaş Nasıl Çizilir?
Bu en kolay ve en havalı olanıdır.
Elbisenin olduğu yere “renk” atmazsın!
O elbisenin altından görünen “bacak çizgisini” veya “gövde çizgisini” silmezsin.
O çizgiler elbisenin içinden görünmeye devam edince, kumaş anında “tül” olur!
Renklendirme: Çizimi “Satmak”
Siyah-beyaz çizim bitti. Şimdi onu “canlandırma” zamanı. Burada da amacımız “gerçekçi” boyama değil, “fikri” patlatmak.
Profesyonel Sır: Mankenin Tenini Boyama!
Benim en sevdiğim hile budur. O çizdiğin mankenin kollarını, bacaklarını, yüzünü “ten rengine” boyamakla uğraşma. Bembeyaz kalsın! Sadece ve sadece “elbise”yi boya. Bunu yapınca ne olur? Bütün dikkat, o bembeyaz tenin üzerinde patlayan “renkli elbiseye” gider. Yani, “yıldız” olması gereken şeyi, yani tasarımı, öne çıkarmış olursun. Bu, moda tasarım çizimleri işinin en “havalı” sunum tekniğidir.
Hangi Boya?
Sulu Boya: Uçuşan, dökümlü, şifon elbiseler için harikadır. O “ıslak” görüntü, kumaşın hafifliğini verir.
Keçeli Kalem (Marker): Cesur, parlak, “pop” tasarımlar (mesela bir kayak montu gibi) için iyidir.
Kuru Boya: Doku vermek için (kot, yünlü kumaş) birebirdir.
Sonuç: Senin “Moda”n, Senin “Çizgi”n!
Gördün mü? Moda çizimi, o korkunç “insan çizme” kabusu değilmiş. Tam tersine, “kuralları yıktığımız” eğlenceli bir oyunmuş. Bacakları istediğin kadar uzat, kafayı küçücük yap, teni boyama… Her şey serbest! Bu işin, araba çizimi gibi sert kuralları yok. Daha “duygusal”, daha “akıcı”. Ben olsam, bu yazıdan sonra hemen bir kağıt alır, o “sihirli askı” yöntemimle 5-6 tane farklı duruşta figür çizerdim. Sonra da açardım bir moda dergisi (veya bizim [şüpheli bağlantı kaldırıldı] kategorimizi!) ve oradaki elbiselere bakarak o askıları “giydirmeye” çalışırdım. Unutma, çizdiğin o ilk elbise “mükemmel” olmak zorunda değil. Önemli olan, aklındaki o “fikri” kağıda dökme cesaretini göstermen. Hadi bakalım modacılar, kalemler çalışsın!






